ucgen

Üçgen

afganli-cocuk

Afganlı Çocuk

ciplak-isa

Çıplak İsa

bilgi-sellesme-2

BİLGİ-SEL’leşme 2

Mehmet Dede Resmi Üzerine,



Tuvalin karşısında yalnızlığını ve içinde yaşadığı çelişkileri unutan, yarattığı evrenin renklerinde dünyaya isyanını haykıran bir sanatçı, bir virtüöz düşünün.

Ressam; müzik ve resimden, melankoliden buhran olmuş, ancak içindeki savaşın tek başına sürdürdüğü bu savaşın kahramanı haline gelmiştir. Tuvalin karşısında renklerin, biçimin ve coşkunun ritmini yaratmıştır. Her fırça vuruşu yeni bir kasırgaya, her renk yeni bir haykırışa sahne olmuştur. Kadınla süslemiştir en mükemmel eserlerini. Kadınla, çünkü kadın estetiğin temelidir Dede için. Bazı zaman biçim, bazı zaman rengin kendisidir.

Önceden kurgulamadan yola çıktığı bu dünyada, üst üste bindirilmiş renkler, çizgiler, dokular, akrilik ve sentetik yapılı olan silikon gibi malzemelerle de birleşerek kendi değimiyle tuvalini "Mekân ve Makam*" ilişkisine dönüştürür.Dede;
Eserlerinde realist anlamda gözümüze çarpmayan mekan duygusunu bizim kendimizin yani izleyicinin oluşturmasını ister ve öylede olur. Hatta melodisini bile dinleriz oluşturduğumuz o mekânın. Ve böylece tuvalinde "Mekân ve Makam" dediği o ilişki ortaya çıkar.
Kompozisyonda farklı malzemeler ve farklı "şeyler" arayışını, mükemmele ulaşma arayışının özüne dönüştürmüştür. Bu özde, Popüler kültürün ve Postmodernizmin inceliklerini görürsünüz. Tuvaldeki Kadın (popüler kadın), bazen ince bir gülümsemeyle bazen şehvetli bir bakışla karşılar sizi. Tüm çizgiler inceden inceye bir idealistlik taşır. Hepsinin temelinde ressamın iç dünyasındaki dışavurumculuk vardır.

Ekspresyonisttir Dede. Alacalı renkleri biçime, kadını estetiğe, tuvali kompozisyona çevirir. Eser metamorfoz geçirir. Her şey birbirine girer. Bir bütün olur.

Mehmet Dede olur...

Dipnot ve kaynakça


* Makam: Türk müziğinde melodinin biçimlenmiş hali.
Galeri Soyut basın bildirisi için tıklayın

Diğer Makaleler